Bilim-Teknoloji
PR: 7
| Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu - http://www.tubitak.gov.tr TÜBİTAK 1963 yılında, Türkiye’de planlı ekonomi döneminin başlangıcında kurulmuştur. Kuruluş aşamasında en temel görevleri, özellikle doğa bilimlerinde temel ve uygulamalı akademik araştırmaları desteklemek ve genç araştırmacıları teşvik etmek, özendirmekti. Bu görevleri yerine getirebilmek amacıyla, temel bilimler, mühendislik, tıp, tarım ve hayvancılık alanlarında dört araştırma grubu (şimdi on araştırma grubunu içeren Araştırma Destek Programları Başkanlığı) ile Bilim Adamı Yetiştirme Grubu (şimdi Bilim İnsanı Destekleme Daire Başkanlığı) oluşturulmuştur. 1968’de Ankara’da, Elektronik Araştırma Ünitesi’nin, şimdi Gebze’de faaliyet gösteren Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü-TÜBİTAK-UEKAE; 1971’de Yapı Araştırma Enstitüsünün (1989’da TÜBİTAK Bilim Kurulu kararı ile araştırma grubu şekline dönüştürülmüştür); 1972’de Gebze’de Marmara Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma Enstitüsünün, şimdi Marmara Araştırma Merkezi-TÜBİTAK-MAM; 1973’de Güdümlü Araçlar Teknolojisi ve Ölçüm Merkezinin, şimdi Savunma Sanayi Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü-TÜBİTAK-SAGE; 1984’de Ankara Elektronik Araştırma Geliştirme Enstitüsünün, 1995’te Bilgi Teknolojileri ve Elektronik Araştırma Enstitüsü-BİLTEN ve şimdi Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü-TÜBİTAK-UZAY; 1986’da Ulusal Metroloji Enstitüsünün-TÜBİTAK-UME ve 1983’te Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte ortaklaşa kurulan ve 2002’de TÜBİTAK Başkanlığına doğrudan bağlı Enstitü haline gelen Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsünün-TÜSSİDE kurulmasıyla birlikte kurumun görevleri arasında yer alan araştırma faaliyetlerine başlanmıştır. TÜBİTAK, 1967 yılında Dokümantasyon ve Enformasyon Merkezini kurarak araştırmacılara Ar-Ge alanında dokümantasyon hizmeti vermek görevini üstlenmiştir. - Detaylar |
PR: 7
| Türkiye Bilimler Akademisi - http://www.tuba.gov.tr Türkiye Bilimler Akademisi, Eylül 1993'te yürürlüğe giren 497 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kuruldu. Kurucu üyelerin başbakan tarafından atanması, ilk genel kurulun oluşturulması, Başkan ve Akademi Konseyi'nin seçilmesi, Başkanın atanması sonuçlandırıldıktan sonra Akademi, 7 Ocak 1994'te çalışmalarına başladı.TÜBA yasası gereği, başbakana bağlı, tüzel kişiliği olan, bilimsel, idari, mali özerkliğe sahip bir kurumdur. TÜBA'nın Kuruluş Amacı; (497 Sayılı K.H.K. madde:1) Türkiye'de tüm bilim alanlarında; o Araştırmaları, bilimci kişiliğini, araştırıcılığı özendirmek, o Bu alanlarda emeği geçenleri onurlandırmak, o Gençleri, bilim ve araştırma alanına yöneltmek, o Türkiye'deki bilimcilerin ve araştırmacıların toplumsal statülerinin yükseltilmesi ve korunmasına çalışmak, o Bilim ve araştırma standartlarının uluslararası düzeye çıkartılmasına yardım etmek. TÜBA'nın Görevleri (497 Sayılı K.H.K. m:2) o Bilimsel konularda ve bilimsel önceliklerin saptanması amacıyla incelemeler ve danışmanlık yapmak, o Toplumda bilimsel yaklaşım ve düşüncenin yayılmasını sağlamak, o Hükümete, Türk bilimcileri ve araştırmacılarının toplumsal statüleri, yaşam düzeyleri, gelirleri ve bu tür faaliyetlerin gereği olan özel kolaylık ve ayrıcalıklara ilişkin mevzuat değişiklikleri önermek, o Bilimin öneminin ülke kamuoyunca takdir ve kabulünü sağlamak ve bilim adamlığını özendirmek için ödüller vermek, o Yukarıda belirtilen amaçların gerçekleşmesi ve görevlerin yerine getirilebilmesi için her türlü faaliyette bulunmak. TÜBA - Türkiye Bilimler Akademisi BAŞKANLIK Piyade Sokak No: 27 06550 Çankaya- ANKARA Telefon: (312) 442 29 03 (PBX) Faks : (312) 442 72 36, 442 23 58, 442 64 91 E-Mail: tuba@tuba.gov.tr WEB: http://www.tuba.gov.tr TÜBA - İstanbul Ofisi İstanbul Teknik Üniversitesi Maçka Kampüsü Yabancı Diller Yüksek Okulu - Detaylar |
PR: 7
| Evrimi Anlamak - http://www.evrimianlamak.org Evrimi Anlamak Evrim nedir ve nasıl işler? Evrim 101'de, evrimin örüntü ve mekanizmalarının inceliklerini bulacaksınız. Keşfetmeye aşağıdaki ana başlıklardan başlayabilirsiniz: Biyolojik evrimin en basit tanımı, değişerek türemedir. Bu tanım hem küçük ölçekte evrimi (yani bir popülasyonun içinde gen sıklıklarının nesilden nesile değişmesini) hem de büyük ölçekte evrimi (yani aradan bir çok nesilin geçmesiyle ortak bir atadan farklı türlerin türemesini) kapsar. Evrim yaşamın tarihini anlamamızı sağlar. Açıklaması Etrafımızdaki bir çok şey zamanla değişir. Ancak bunların hepsine biyolojik evrim denemez. Örneğin ağaçlar yapraklarını döker, sıradağlar yükselip erozyona uğrar, fakat bunlar biyolojik evrime örnek oluşturmazlar, çünkü bu değişimlerde genetik kalıtım ile türeme yoktur. Biyolojik evrimde temel fikir, Dünya üzerindeki bütün yaşamın ortak bir atası olduğudur. Tıpkı sizin büyükannenizin kuzenlerinizin de büyükannesi olması gibi... Değişerek türeme sürecinin sonunda Dünya'daki yaşamın ortak atasından bugün fosillerde ve etrafımızdaki canlılarda gördüğümüz inanılmaz çeşitlilik oluştu: İnsanlar ve meşe ağaçları, serçeler ve balinalar... Evrim hepimizin uzaktan akraba olduğumuz anlamına geliyor. Evrimin ana fikri, yaşamın bir tarihi olduğu yani zaman içinde değiştiği ve farklı türlerin ortak bir ataya sahip olduğudur. Bu sayfalarda, evrimsel değişimin ve türler arası ilişkilerin "soyağaçları" ile nasıl gösterildiklerini, bu soyağaçlarının nasıl oluşturulduğunu ve bu bilginin canlıların sınıflandırılmasına nasıl etki ettiğini keşfedebilirsiniz. Burada hem evrimsel tarihin bir kronolojisini, hem de yaşamın tarihindeki belli başlı bazı olayların, örneğin yaşamın ilk ortaya çıkışı ve insanın evriminin ayrıntılarını bulacaksınız. Soyağacı Evrim süreci, türler arasında bir ilişkiler örüntüsü oluşturur. - Detaylar |
PR: 6
| İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü - http://www.iyte.edu.tr TARİHÇE Özellikle teknolojik alanda üst düzeyde eğitim, öğretim ve araştırma yapma temel amacı ile bugünkü dünyada en gelişmiş teknik üniversite modeli olan yüksek teknoloji enstitülerinin ülkemizdeki iki örneğinden biri olan İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, 1992 yılında İzmir’in üçüncü devlet üniversitesi olarak kurulmuştur. Fakülte ve bölümler, 1994 yılında öncelikle lisansüstü programların açılması ile faaliyete geçmiş, 1998 yılında da lisans programlarına öğrenci alımına başlanmıştır. Eğitim dili İngilizce olan İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, kurulduğu günden 1999’a kadar İzmir şehir merkezinde hizmet vermiştir. 1999 yılından itibaren kademeli olarak tüm birimler, Urla- Gülbahçe’deki kampuse taşınmıştır ve faaliyetini burada sürdürmektedir. KAMPÜS İYTE kampüsü, Ege sahil şeridinin en güzel kıyılarından birine kurulmuştur. 35.000 dönümlük araziye sahiptir. İki antik Roma hamamı, şelâle, zeytinlik, üzüm bağları, vadi ve tepeleri, Akdeniz bitki örtüsünün sunduğu kır manzaraları, nefes kesen güzellikteki gün doğum ve batımlarıyla, tarihteki ilk filozoflardan Urlalı Anaksagoras kadar, kampüse 6 km mesafede Klazomenai’daki ilk zeytinyağı değirmenlerini inşa edenleri de etkilediği şüphesizdir. En eski çağlardan beri termal banyolarıyla tanınmış Erithrai ve Melenia yarımadalarının kesiştiği noktada bulunan kampüsümüzde, termal su kaynakları mevcuttur. Eski çağların el değmemiş doğası ile üç milyon nüfuslu İzmir kentinin olanaklarını bir arada sunan İYTE kampüsü, geniş araştırma ve yaşam alanları olan bölgesel imkanlârıyla öğrenci, araştırmacı ve biliminsanlarına her türlü olanağı sağlar. Deniz kıyısındaki kampüsün balıkçı köylerine ve tatil beldelerine komşu olması açık hava faaliyetlerine olanak sunar. - Detaylar |
PR: 6
| Türkiye İstatistik Kurumu - http://www.tuik.gov.tr Türkiye İstatistik Kurumuİstatistik başlangıçta teknik bir disiplin olarak ele alınırken günümüzde bir bilim dalı olarak kendini kabul ettirmiş, ulusal ve uluslararası boyutta gelişmelerin temelini oluşturmuştur. Bilgi çağı olarak adlandırılan gelişmeler istatistiği evrensel bir konuşma dili konumuna getirmiştir. Günümüzde ulusal ve uluslararası sosyal ve ekonomik gelişme hedeflerinin belirlenmesi ve bu hedeflerin başarısı güncel, güvenilir istatistiklerle sağlanmaktadır. Doğru bilgi, doğru yorum ve doğru karar sürecinde araştırmacılar, politikacılar, karar alıcılar ve tüm bireyler çalışmalarında istatistiki bilgileri etkin olarak kullanmaktadırlar. İlk çağda bile insanlar bazı toplu olayları belirleme ihtiyacı duymuşlardır. Devletlerin kurulması ile birlikte insanlar sınır belirleme, vergi toplama, toprak dağılımına yönelik amaçlarla kayıt tutmaya başlamışlardır. Büyük bir coğrafyada, farklı ırklar, diller, dinler ve kültürler üzerindeki hakimiyetin devam ettirilmesinin koşullarından birisi şüphesiz kayıt sistemlerinin iyi olmasından kaynaklanmıştır. CUMHURİYET ÖNCESİ . . . Orta Asya?da büyük uygarlıklar kuran Türk toplumları tarafından, Hindistan, Çin ve İran'da bilgiye önem verilmiş, İlhanlılar ve Selçuklular döneminde nüfus sayımı çalışmaları yapılmıştır. Osmanlı yönetimince, kuruluş döneminden itibaren geliştirilen idari gelenekler arasında "kayıt sistemleri" de önemsenmiştir. Devlet organları içerisinde yer alan kurumlar tarafından idari ve mali fonksiyonlar yerine getirilirken; ayrıntılı, düzenli, sistematik yapıda belge ve defterlerle derlenmiştir. Ancak bu bilgiler istatistik değerlendirme amaçlı olmayıp, devletin idari ve mali fonksiyonlarının birer yan ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Günümüzde bu bilgileri istatistik amaçlı olarak değerlendirebilmek için yoğun çalışmaların yapılması gerekmektedir. - Detaylar |
PR: 6
| Dünya Astronomi Yılı 2009 - http://www.astronomi2009.org DÜNYA ASTRONOMİ YILI 2009 Bumerang Nebulası "Astronomi, tarihin en eski bilim dallarından birisi ve toplum üzerinde derin etkiler bırakmaya devam ediyor. Astronomi'de son yıllarda büyük adımlar atıldı. Yüz sene önce ancak Samanyolu'nun varlığı tahmin edilirken, bugün Evren'i milyarlarca galaksinin oluşturduğunu ve Evren'in 13.7 milyar yıl önce ortaya çıktığını biliyoruz. Yüz sene önce Evren'de başka güneş sistemlerinin olup olmadığını bilmemize imkan yoktu, bugün ise kendi galaksimiz Samanyolu'ndaki yıldızların etrafındaki 200 kadar gezegenin varlığını biliyoruz ve yaşamın nasıl başladığını anlamak yönünde emin adımlarla ilerliyoruz. Yüz sene önce gökyüzünü yalnız optik teleskoplar ve fotoğraf plakalarıyla gözlemlerken artık Evren'i, hem Dünya yüzeyinden hem de uzaydan, radyo dalgalarından gamma ışınlarına kadar her frekansta veri toplayabildiğimiz son teknolojilerle izleyebiliyoruz. Toplumun astronomi bilimindeki gelişmeleri ilgiyle izlediği, önemli gelişmelerin gazetelerin baş sayfalarında yer aldığı bu dönemde DAY 2009'un, bilgilendirici ve katılımı sağlayıcı aktivitelerle mevcut talebe cevap vereceğini ümit ediyoruz." Dr. Catherine Cesarky, Uluslarası Astronomi Birliği Başkanı Uluslararası Astronomi Birliği (IAU), 2009 yılını, Galileo Galilei’nin teleskopla yaptığı ilk gökyüzü gözleminin 400. yıldönümü olması sebebiyle Dünya Astronomi Yılı ilan etti. UNESCO bu çağrıya ortak oldu ve Birleşmiş Milletler, 2009 senesini Dünya Astronomi Yılı olarak ilan etti. - Detaylar |
PR: 6
| Bulutsu - http://www.bulutsu.org Bulutsu Günün Gökbilim Görüntüsü (APOD), 1995 yılında Robert Nemiroff ve Jerry Bonnell tarafından başlatıldı ve o zamandan beri kendileri tarafından yazılıyor, düzenleniyor ve düzeltiliyor. APOD arşivi, internetteki en büyük açıklamalı gökbilim görüntüleri koleksiyonudur. Bob ve Jerry, gerçek hayatta, zamanlarının büyük kısmını evreni araştırmak için harcayan iki profesyonel gökbilimcidir. Bob, ABD'de Michigan Eyaleti'ne bağlı Houghton'da bulunan Michigan Teknoloji Üniversitesi'nde doçenttir. Jerry ise, ABD'de Maryland Eyaleti'ne bağlı Greenbelt'de bulunan Goddard Uzay Uçuşları Merkezi'nde bilim adamıdır. Her ikisi de, şüpheci olmayan bir ziyaretçiye normal gözükebilecek, evli, yumuşak başlı ve tembel adamlardır. Eşlerini kızdırmak için birlikte, gökbilim müzakereleri düzenlemek gibi yeni ve alışılmadık yöntemler buldular. Çoğu insan, onların en mükemmel rastgele sayı üretecini geliştirdiklerini öğrendiklerinde şaşırırlar. APOD, kısa süreli mevcudiyeti boyunca, Scientific American 2001 Bilim ve Teknoloji İnternet Sitesi Ödülü dahil, birçok övgü aldığını bildirmekten gurur duyar. Günün Gökbilim Görüntüsü'nü sık kullanılanlara nasıl ekleyeceğiz? Bizim ana NASA sitemize bağlanın: http://antwrp.gsfc.nasa.gov/apod/astropix.html. (Türkçe APOD için: http://www.bulutsu.org/ggg/) Bu adres güncellenecek ilk sitedir ve büyük bir ihtimalle bulunduğumuz tarihte olacaktır (Burada, Windows için İngilizce ana siteye ulaşmayı sağlayan arka planda çalışan otomatik bir program var.) Ayrıca, kopya sitelerimizden birine de bağlanabilirsiniz. * Avustralya: http://www.apodaustralia.com , Ron Bell tarafından yürütülüyor. * Avusturya (Almanca): http://www.der-orion.com/APOD/astropix.html, Eugen Reichl ve Maria Pflug-Hofmayr tarafından yürütülüyor. - Detaylar |
PR: 6
| Gökyüzü - http://www.gokyuzu.org Gökyüzü.org Dünya'daki en büyük teleskop hangi gözlemevinde bulunmaktadır? Günümüzde, Dünya’nın en büyük aynalı teleskobu, Hawaii Mauna Kea Dağı üzerinde kurulu olan Keck Gözlemevi’nde bulunmaktadır. Keck I ve Keck II adı verilen ve iki büyük teleskop vardır. Her bir teleskobun aynası 36 hexagonal parçadan meydana gelip, 10 m çapındadır. Gözlemevi ve teleskopları hakkında daha detaylı bilgi için aşağıdaki web adresine bakınız. http://www.keckobservatory.org/geninfo/about.php#telescopes Dünyamızdaki demir elementinin kaynağı nedir? Bugün çevremizde gördüğümüz ağır elementler (karbon, magnezyum, nikel, demir vb) bir yıldızın çekirdeğinde termonükleer reaksiyonlar sonucu üretilmiştir. Güneş sistemini oluşturan metalce zengin ilkel bulut, bir yıldızın süpernova olarak patlaması sonucunda içinde üretmiş olduğu ağır elementleri yıldızlararası ortama saçması oluşmuştur. Yani bizler, Güneş'in atası olan büyük bir yıldızın çekirdeğinde üretilen ağır elemetlerden meydana gelmekteyiz! Yıldız kayması olayı nedir? Astronomide "yıldız kayması" diye bir kavram yoktur. Bu olay, Dünya'nın Güneş etrafındaki hareketi boyunca kuyruklu yıldızlarca bırakılan materyelin Dünya atmosferine girmeesinden kaynaklanır. Bu "meteor yağmuru" olarak bilinir. Aurora ve bulutsu tam olarak nedir? Farkları nedir? Aurora: Güneş'ten gelen yüklü parçacıkların Dünya'nın manyetik alanı ile etkileşmesi sonucu oluşan olağanüstü görüntüdür. Bu görüntüler özellikle Dünya'nın 55. paralelinin üzerinden görülebilir. Güneş'in 11 yıllık etkinliğinin maksimumunlarında auroraların görülebilirliği artar. Bulutsular ise Güneş sistemimizin dışından yeni yıldız oluşum bölgelerinde ve yıldız ölümlerinin sonucunda uzaya atılan maddenin oluşturduğu görsel kompozisyonlardır. Dünya'ya en yakın yıldız sistemi kaç ışık yılı uzaktadır? - Detaylar |
PR: 6
| Türkiye Atom Enerjisi Kurumu - http://www.taek.gov.tr Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Tarihçe Atom Enerjisi Komisyonu Genel Sekreterliği 1956 yılında 6821 sayılı Yasa ile Başbakanlık'a bağlı olarak Ankara'da kurulmuştur. 1982 yılında 2690 sayılı Yasa ile Başbakan'a bağlı olarak Türkiye Atom Enerjisi Kurumu adı ile yeniden yapılanmıştır. 1956 yılında devlet bütçesine bir araştırma reaktörünün kurulması ve ilk masraflarını karşılamak amacı ile 760.000 TL (~ 270.000 $) tahsisat konmuş ve İstanbul'da Küçükçekmece Gölü kenarında şimdiki arazi istimlak edilmiştir. 1957 yılında nükleer bilimlere ait deneysel çalışmaları yapmak üzere TR-1 Araştırma reaktörü için müracaat eden 5 firmadan "American Machine Foundary (AMF)" firmasına "anahtar teslimi" usulüne göre TR-1 Reaktörü yapımı ihale edilmiştir. TR-1 Reaktörü 1959-1962 yılları arasında bu merkezde inşa edilmiş, ilk kez 6 Ocak 1962'de kritik olmuş ve 27 Mayıs 1962'de işletmeye açılmıştır. Projeye, kenarında bulunduğu göle izafeten 1960 yılında "Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi" adı verilmiştir. Reaktör bina inşaatı 2 Kasım 1960'ta, laboratuvar ve atölye kanadı Nisan 1961bitmiş ve ilk personel tayinleri Temmuz 1961'de yapılmaya başlanmıştır. Reaktör Binası Açılış Töreni TR-1 Araştırma Reaktörü (1961) İnşa Edilen İlk Binalar ve Arazi (1962) ÇNAEM ve Çevresi (2004) 1962 yılında nükleer alanda üniversite üstü profesyonel araştırma, geliştirme, uygulama ve eğitim çalışmaları yapmak amacı ile AEK Genel Sekreterliğine bağlı olarak kurulan Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi'nin (ÇNAEM) kuruluşu tamamlanmıştır. Ankara Nükleer Araştırma Merkezi de 1967 yılında faaliyete geçmiştir. 1967 yılında 6821 sayılı Yasaya dayalı "Radyasyon Sağlığı Tüzüğü" ve 1968 yılında "Radyasyon Sağlığı Yönetmeliği yürürlüğe konmuştur. - Detaylar |
PR: 5
| Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü - http://www.gyte.edu.tr KURULUŞ VE GELİŞME Ülkemizde 1992 yılında kurulan iki yüksek teknoloji enstitüsünden birisi olan Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü (GYTE), Marmara Bölgesi'nde seçilmiş bir alanda konumlanmış, araştırma ve teknoloji üretimi öncelikli bir ihtisas üniversitesidir. Enstitü; girişimci ve geniş ufuklu araştırmacılar yetiştiren, uluslararası düzeyde bilim ve teknoloji üretiminde saygın bir yer edinen ve Türk sanayisinin küresel rekabet ortamı içinde iyi bir konuma gelmesine katkıda bulunan bir araştırma kurumu haline gelmeyi hedeflemektedir. 1994 yılından bu yana 4 fakültesinde çeşitli disiplinlerde yüksek lisans ve doktora düzeyinde eğitim veren Enstitü; 2001 yılından itibaren Malzeme Bilimi, Elektronik ve Bilgisayar Mühendislikleri ile Matematik ve Fizik bölümlerinde lisans eğitimine başlamıştır. Eğitim programları İngilizce desteklidir (%30). Halen 785 lisans ve 1566 lisansüstü öğrencisi bulunan GYTE'de toplam 372 öğretim elemanı görev yapmaktadır. 2006 yılı itibariyle 146 doktoralı öğretim elemanının çalıştığı Enstitü'de, 2005 yılında uluslararası hakemli dergilerde yayımlanan makale sayısını 135'e çıkararak kişi başına düşen yayın sıralamasında Türkiye'deki üniversiteler arasında yapılan yayın sıralamasında 4. sıraya Devlet Üniversiteleri arasında ise yine birinci sıradaki yerini korumuştur. Henüz çok genç bir lisans kurumu olmasına karşın, sahip olduğu seçkin akademik kadrosu ve kapsamlı teknik alt yapısı ile hızla gelişen GYTE, doktoralı öğretim üyesi ve öğrenci sayısı oranı ile de iddialı bir üniversite olma yolundadır. Enstitü'nün Çayırova'da bulunan ve Muallimköy'de inşası devam eden yerleşkeleri, Kocaeli-İstanbul hattı üzerinde, E-5 ve TEM otoyolları ile bağlantılı olup, Kurtköy Sabiha Gökçen Hava Limanı'na yakındır. - Detaylar |