| Açıklama: | İYİ SENELER TÜRKİYE!
Acaba zamanı keşfedenler, ‘zaman’ kadar acımasızlar mıydı? Şüphesiz insanlık için büyük bir buluş yapmışlardı. Mutlu oldukları kesin! Ama zaman’ı böylesine küçük parçalara ayırmasalardı, diyorum, acaba daha yavaş mı yaşlanırdık? Zaman daha mı yavaş geçerdi? Yıllar, aylar, günler daha uzun mu olurdu? Bir ömür göz açıp kapatıncaya kadar mı sürerdi yine...
Ne yazık ki bu soruların cevaplarını bilmiyorum. Ama şunu biliyorum ki zaman’ı yenmek için tek yol ‘ölümsüz’ olmak! Yanlış anlamayın, asla sonsuza dek yaşamak istemem... Başka türlü bir ‘ölümsüzlük’ bu! Düşünsenize, kısa ya da uzun ömürlerine sığdırdıkları eserleriyle ‘ölümsüz’ olmayı başaran nice insan var. Politikacılar, biliminsanları, ressamlar, şairler, edebiyatçılar, ekonomistler, kaşifler, tarihçiler, mimarlar... daha birçok dalda eserleriyle, onlar artık birer ölümsüz... İlginç olan eserlerinin de ölümsüz olması... Bir Mimar Sinan’ı düşünsenize... Da Vinci’yi... Kafka’yı... Marilyn Monroe’yu… Attila İlhan’ı… Sait Faik’i… Ve daha niceleri yaşamaya devam ediyor ve iyi ki yaşamaya devam ediyorlar. En büyük yıkım sanatın ışığını kaybetmektir… Ölümsüz oldular çünkü bir çoğu sanatın yaratıcı gücüne sahipti, bir çoğu da sanatın ışığı, gücü ile beslendi. Türkiye’yi ortaçağ karanlığına sürüklemek isteyenlerine karşı en büyük silahımızın da ‘sanat’ olduğunu bir kez daha yinelemek isterim… Yeri gelmişken Fazıl Say’ın sözlerininin ne kadar önemli olduğunu, doğru analiz edilmesi gerektiğini de, yinelemek isterim.
Uzun lafın kısası Türkiye’nin yeni yılda ‘doğru’ yöneticilerini bulması hepimizin ilk ‘yeni yıl’ dileği… İnsana değer verilen bir Türkiye de ikinci iyi dileğimiz… Türkiye, zavallılaştırılan değil onurlandırılan insanların ülkesi olmalı… |